başarılı bir blog için altın tavsiyeler

ABaris
ara ara aklıma geldikçe yazmayı düşünüyorum.

Arama motoruna değil kullanıcılara yazın

En sinir olduğum noktalardan bir tanesi. Maalesef bazı yazarlar tam bir pazarlamacı kafası ile hareket edip, okuyucuları düşünmüyor. Burada sorulması gereken iki soru var:​
Eğer ki arama motoru için yazıyorsan yazılarını, ve kullanıcılar da okuduğunda sıkılacaksa, neyi pazarlayacaksın?​

Yine potansiyel para harcama ihtimali olan kişinin okur kitlesinden olacağını var sayarsak, ve bu kişi yazdıklarınızı okuyamayacaksa, ziyaretçiyi sayfada nasıl tutmayı düşünüyorsun?​
Sorular böyle akıp gider.

Elbette kendinizi ve arama motorlarını çok basit şekilde kandırabilir ve üst sıralama çıkabilirsiniz. Ancak olay ziyaretçide ve alım gücü olan okur-yazarda bitiyor. O nedenle ne kendinizi, ne arama motorlarını ne de ziyaretçileri kandırın.

Anı fazla düşünüp geleceğe odaklanmamak ve profesyonel adımlar atmamak ileride size büyük bir çelme takabilir. Takacaktır da. Bundan emin olabilirsiniz.

SİZİN EKLEYECEĞİNİZ BİR ŞEYLER VARMI
ABaris
Sitenizi güncel tutun

Bu maalesef zorunluluk haline gelen ve bazen de canınızı sıkacak bir durum. Sitenizde çok kaliteli yazdığınız makalelere güvenmeniz hiç doğru değil. Eğer ki belli başlı makalelerden gelir elde ediyor ve sadece bunlara güveniyorsanız sıkıntı büyük. Bu mentalite ile hareket edenler genelde yeni makale arayışına girmiyor ve belli bir süre sonrasında tıkanıyorlar.

Ayrıca unutmayın! Rakipleriniz var ve sizi yerinizden edebilirler.
Emek verip yukarılara taşıdığınız bloğuzu eğer ki 1 haftadan daha uzun süre ilgisiz bırakırsanız, sıralamalarda ciddi düşüşler göreceksiniz.

Kendimden örnek verecek olursam…

Eğer ki çalışmalarıma bir hafta ara vereyim, günlük tıklanma 100-150 kişi düşüyor ve doğal olarak bu da gelire olumsuz yansıyor. Demem odur ki: blog maalesef açtım bıraktım mantığı ile sürdürülebilir ortam değil. Sürekli yenilenmek ve yeni içerikler bulmak zorundasınız.
Tevfik
Kişisel bloğumda aklıma geleni, proje bloğumda ise googlenin istediği başlıkları yazıyorum.

Aranma hacmi yüksek, rekabeti düşük anahtar başlıkları iyi analiz edip en az 700 kelime (okuyucu sıkmayan sürükleyici) makale yazdırıyorum. H etiketlerini olabildiğince uyumlu giriyorum ve link ağacını sistematik oluşturuyorum.

Geçmişte yaptığım en büyük hatanın etiket girmek olduğunu gördüm, o nedenle kesinlikle etiketlerden uzak durulması gerektiğine inanıyorum.

Görsellerimi olabildiğince özgün hazırlıyorum, sitemin belirli bir görsel şablonu var ve direkt olarak oraya attığım zaman siteme odaklı görseller hâline getiriyorum (yazılar kadar görsellerin özgünlüğüne de önem verilmeli)

Yazıdan yeşil ışık alırsam (seo açısından) direkt google gibi getir yapıyorum. Sıfırdan site açanlar için önermem google gibi getir yapmayı, zararlı olması açısından değil. Öncelikle yazılarınızın kaç günde index aldığını görmeniz ve analiz etmeniz gerekir. Daha sonrasında site belirli bir hit sayısına ulaştığında google gibi getir yapabilirsiniz.

Ben 3 ay düzenli içerik, google seveceği şekilde adımlar attıktan sonra kendi kategorimde olan sitelerden tanıtım yazısı almaya başlıyorum. 3 ay belki uzun, belki kısa olabilir fakat ben kendime backlink çalışmalarında en az 3 ay süre veriyorum. (Siz kaç gün yaparsınız o süreyi elbet size kalmış)
MiraccSanci
Eğer bilgilendirici blog ile ilgili ise içeriklerinizi güncel tutmanız gerektiğini ve para kazanmak için değil sadece kaliteli içerik üretmek olduğunu düşünüyorum.
mahmuta
çok doğru bir söz. kişisel blogların en güzel kullanılanı günlük gibi olanlar. zamanla yıllandıkça değeri artıyor ve ziyaretçi kaygısı olmuyor.

neden bekliyorsun?


bu sözlük, duygu ve düşüncelerini özgürce paylaştığın bir platform, hislerini tercüme eden özgür bilgi kaynağıdır.
katkıda bulunmak istemez misin?

üye ol